« Giriş sayfasına dön

Basın Açıklaması

Yediz Bebekler konusunda basında değişik zamanda ve en son 8.5.2005 tarihinde yer alan haberler ile ilgili olarak aşağıdaki açıklamayı yapmak zorunlu olmuştur.

Öncelikle, gebeliğinin daha çok erken dönemlerinde haber konusu yapılan yediz gebelik ile ilgili olarak yapılan bazı yanlışları dile getirmek istiyoruz. Bu gebeliği haber konusu olarak gündeme getirmek ve bunu belkide kampanya, yardım v.b. konulara yönlendirmek son derece yanlış olmuştur. Daha 6-7 haftalık gebe iken olgunun basına malzeme yapılmasının çok da masum bir yaklaşım olmadığını söylemek kanımızca yanlış değildir. Hatta bu davranışın hem tıbbi etik hem de meslek etiği açısından sorgulanması gereklidir.

Konunun esas can alıcı noktası ise; erken dönemde basına konu olmanın sonucunda oluşan değişik yaklaşımlar nedeni ile, ailenin sağlıklı ve canlı bebek elde etme şansınıkullanamamış ve yitirmiş olmasıdır. Tıbbi açıdan yapılması gereken ve önerilen yaklaşımları göz ardı ederek, gebeliğin yediz sürmesi ile ikize indirilerek elde edilecek fayda ve sonuçlar birbirinden ayrılamamıştır. Hiç şüphesiz bu gebeyi takip eden meslektaşımızın basını motive etmesi ve yardımcı olucu gayretleri, esasında bu olayın en eleştirilecek yönüdür. Adı geçen meslektaşımız hakkında, mesleki açıdan bağlıolduğu tabip odasının gerekli işlemleri başlattığını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu meslektaşımızın böyle bir etik ve ahlak sınırlarını aşan bir yaklaşım içinde olmagayretini ya da böyle bir görüntü içine düşmüş olma özensizliğini kınıyoruz.

Dün itibarı ile basınımızda, gebeliğin sonlanması nedeni ile konunun yeniden gündemealındığı ve hatta söz konusu hekimin sergilediği davranışı hakkında çeşitli yorumlar yapıldığı gözlenmiştir. Basınımızın gösterdiği ve görevi olduğunu düşündüğümüz etik ve ahlaki tepkiye katılıyor ve bu davranışı kınıyoruz. Ayrıca mesleki açıdan gereğini tabip odasının yapmakta olduğunu biliyoruz. Bakanlığın soruşturma açtığını, televizyon aracılığı ile sayın bakandan öğrenmiş bulunuyoruz. Bu anlamda, ilgili taraflara, mesleki ve bilimsel çerçevede her türlü katkıyı sağlamayı görev sayan Türk Perinatoloji Derneği göreve hazırdır ve konunun takipçisi olmayı sürdürmektedir.

Perinatoloji; gebenin, anne karnındaki bebeğin ve yenidoğan bebeğin özel bilgi ve deneyime gereksinim duyan sorunları ile uğraşan, sağlıklı nesiller elde edilmesinde toplumsal politikaların oluşturulmasında bilimsel çözümler üreten bir bilim dalıdır. Diğer bir anlatımla, Türk Perinatoloji Derneği, gebelik sorunlarinini azaltmaya yonelik olarak bu konuda calisan uzmanları bunyesinde bulunduran bir sivil toplum örgütüdür. Avrupa Perinatoloji Birliği ve Dünya Perinatoloji Birliği üyesi ve aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olan derneğimiz, çalışmalarını uluslararası platformlarda da sürdürmektedir. Bu olguda olduğu gibi, diğer pek çok konuda da tavsiye kararlarıgeliştiren bir konumdadır. Derneğin düzenlemiş ve yapmış olduğu 10.Ulusal Perinatoloji Kongresi’nin ana konusunun çoğul gebelikler olması ve Uluslararası Çoğul Gebelikler Derneği’nin üyelerinin bu kongrede yer alması sonucu, konunun uzmanıyerli ve yabancı bilimadamlarının katılımı ile bir basın toplantısı isteği tarafımıza gelmiş ve derneğimiz bu olguyu kongre esnasında programına almıştır. Ancak derneğimizin bilgisi dışında bir basın bildirisinin gönderilmiş olduğunun tesbit edilmesi ve konunun bilimsel yönünden ziyade reklam yönünün öne çıkarılma gayretleri tesbit edildiğinden, bu basın toplantısı tarafımızdan iptal edilmiştir.

10.Ulusal Perinatoloji Kongresi ve Uluslararası Çoğul Gebelik Çalıştayı sonucu, çoğul gebelikler ile ilgili alınan bazı kararların konu ile ilgili yönleri şu şekilde oluşmuştur: Çoğul gebeliklerin son senelerde sayısında belirgin artma olduğu ve bunların çoğunluğunun uygunsuz tedavi yöntemleri, yaygın ve kontrolsüz uıygulanan tüp bebek uygulamalarından kaynaklandığı tesbit edilmiştir. Bu anlamda, 2’den fazla oluşan çoğul gebeliklerin ikize indirgenmesinin sağlıklı ve canlı bebek elde etmede gerekli ve yararlı, tavsiye edilir bir uygulama olduğu karar altına alınmıştır. Uygulanan tedaviler ile, çoğul gebeliklerin ve özellikle 2’den fazla çoğul gebeliklerin oluşmasının, başarıdan ziyade bir uygulama başarısızlığı kabul edilmesi kararlaştırılmıştır. Esas arzulanan yaklaşımın, tüp bebek uygulamalarında rahime sevkedilen embryo sayısında kısıtlamanın getirilmesidir. Konunun uzmanlarının tamamının katılımıile, sevkedilen embryo sayısının 2 ile kısıtlanması kararı alınmıştır. Avrupa’nın pek çok ülkesinde bu karar halen uygulanmaktadır. Ülkemizde kontrol edici mekanizma Sağlık Bakanlığı’dır. Bu sözü edilen bilimsel verilere dayalı tavsiye kararları gerekli yerlere iletildiği halde, halen ülkemizde bu yönde bir uygulama işleme konulmamıştır. Nadir görülen bir olgu olması nedeni ile basının ve toplumun ilgisini çeken yediz yanında, ülkemizde pek çok sayıda üçüz, dözdüz, beşiz olguları görülmektedir. Kontrol ve bilimsel temele dayalı uygulamaların olmadığı şartlarda, maalesef bu tür olgular ile karşılaşmamız kaçınılmaz olmaktadır. Halbuki bunların tümü kaçınılabilir, önlenebilir durumlardır. Yeterki bilimsel veriler ışığında yol alınsın.

Gündeme konunun pek çok yönü gelmiş iken, basın açısından da konunun ele alınmasıve derinlemesine değerlendirilmesinin gerekli olduğu kanaatindeyiz. Hastane tarafından resim çektirilmesi ve bunun programlanması basın tarafından ayıplanırken “Çifte Rezalet” “Yedizboyu Rezalet” “Reklamınız Batsın” başlıkları kullanılmıştır. Aynı haberde hem şov, reklam, rezalet kelimeleri ve yorumları kullanılmakta ve hatta boy boy adı geçen hekimin fotoğrafı ceninler ile beraber basılmaktadır. Üyelerimiz ve hastalarımız, bu şekilde yapılan haberin çok zararlı olduğu yönündeki tepkilerini şiddetle dile getirmişleridir. Aileler, neredeyse her gazetede yer alan fotoğraflı haberi çocuklarından kaçırabilmek için çok çaba sarfettiklerini ve ancak bu konuda fazla başarılı olamadıklarını belirtmişlerdir. Bu tanımlama ve değerlendirme içinde olanbasının, bu haberi (yediz haberi) daha uygun bir yerde ve fotoğrafsız yer vermesi gerekirdi ve beklenirdi. Bu durum, görev ve basın ilkeleri açısından üzerinde ciddi olarak üzerinde durulması gereken bir konudur. Kanımızca basın, haber oluşturma işlevini yerine getirirken, görev bilincini ve bazı hassasiyetleri göz ardı etmiştir.

Hepimize düşen ortak görev, bu ve benzeri konularda toplumsal görev yerine getirirken her türlü özenin sonuna kadar gösterilmesidir.

Saygılarımızla.

Türk Perinatoloji Derneği Yönetim Kurulu adına

Prof.Dr. Cihat Şen
Türk Perinatoloji Derneği Başkanı
ve
Avrupa Perinatoloji Birliği Genel Sekreteri