« Giriş sayfasına dön

Üçlü Test

Üçlü Test (Üçlü Tarama - Üçlü Tarama Testi) Nedir?

Üçlü test, anne rahimindeki bebeğin, başta kromozom bozuklukları (kromozom anomalileri) olmak üzere taşıdığı çeşitli riskleri (özellikle Down sendromu - mongol bebek) ortaya koymaya yönelik gebelikte yapılan bir tarama testidir. 16-18. haftaları arasında yapılan ama 15-20.haftalar arası da uygulanabilen bir tarama testidir. Üçlü test; hamile anneden alınan kandan HCG (human chorionic gonadotropin), E3 (estriol) ve AFP (alfa fetoprotein) bakılıp, bu değerlerin anne yaşı ve gebelik haftası ile birleştirilmesi sonucu bebeğin Down sendromu (Mongol bebek, Trizomi 21) ve Trizomi 18 olabilme riski hakkında bilgi verir. Ayrıca AFP (alfa fetoprotein) hormonu omurga kapanma (NTD-spina bifida) sorunları hakkında da bilgi verir.

Üçlü Test (Üçlü Tarama - Üçlü Tarama Testi) hangi gebelik haftasında yapılmalıdır?

Üçlü test genellikle gebeliğin 16-18. haftaları arasında yapılır. Günümüzde bu test Down Sendromlu bebeği (mongol bebek) tespit edebilmedeki gücünün zayıf olması (%65) nedeniyle etkinliğini yitirmiş ve yerini gücü % 80-90 olan ikili teste (kombine test) bırakmıştır. Ancak üçlü testin içerisindeki bir hormon olan AFP (alfa fetoprotein) ile omurga kapanma (NTD-spina bifida) sorunları taranabilinir.

Üçlü Test (Üçlü Tarama - Üçlü Tarama Testi) yüksek çıktı bu ne manaya gelir?

Kan tahlili yanı sıra annenin yaşı ve gebeliğin kesin evresi (gebelik haftası), Down sendromlu bir bebek dünyaya getirme olasılığını göstermektedir. Ancak test, mutlak bir sonuç belirtmez. Risk 50 de 1 ise bunu 50 bebeğiniz olsa 1’i down sendromlu olabilir şeklinde anlayabilirsiniz. Tarama testi sonucunda, Down sendromlu bir bebek dünyaya getirmeniz yönünde artmış risk saptanırsa, ileri testler yapılıp yapılmayacağına yine siz karar vereceksiniz.

Üçlü Test (Üçlü Tarama - Üçlü Tarama Testi)'nin Down Sendromu (mongol bebek) tespit oranı nedir?

Üçlü test yapılan her yüz gebenin 5’inde çocuk sağlam olmasına rağmen Down sendromu riski yüksek çıkar.(yalancı pozitif). Down sendromlu bebek yaşıyan annelerin ise her 100 bebeğin 60-69’unu yüksek riskli plarak tesbit eder.Bunun anlamı Down sendromu ile doğacak olan 60-65 bebeğin yapılan üçlü tarama testi ile yakalanacağı ve 35-40 bebeğin ise bu testle yakalanamayacağıdır (atlanacağıdır).

Down Sendromunun tanısı kesin olarak nasıl konulur?

Gebelikteki tarama testi sonuçları (ikili test sonucu, üçlü test sonucu), kesin tanıyı değil, olasılığı ya da riski yansıtır. Artmış risk söz konusuysa kesin tanı için ileri testler (CVS, amniyosentez) yaptırmaya karar verebilirsiniz. Üçlü test sonucu yüksek çıktığında gebelik haftası ilerlemiş olduğu için (15. gebelik haftasından sonra) yapılacak olan ileri test amniyosentezdir. İleri test ya da prenatal tanı denen bu incelemeler (CVS, amniosentez) tarama testlerine göre çok daha kesin sonuç verir. Amniyosentezde bebeğin içinde yüzdüğü amniyon sıvısından alınan örnekten bebeğin kromozom yapısı belirlenir. Amniyosentez uygulanan her 200 kadından 1’inde düşük riski vardır.

Benzer testler nelerdir? Etkinlikleri nasıldır?

Bazı uzmanlar üçlü testin bir parçası olan anne AFP (alfa fetoprotein) değerinin yüksek olmasının, nöral tüp defektlerinin tanısında faydalı olabileceğini belirtmişlerdir. Lakin, anne-AFP değerinin yüksekliği elde edilse bile yapısal anomali (sakatlık - belde açıklık) ve açıklayıcı bir problem olup olmadığını anlamak için ileri düzey ultrasonografi (ayrıntılı ultrason – detaylı ultrason) gerekecektir. Ne ikili test (kombine test) ne de üçlü test bebekte olabilecek YAPISAL ANOMALİLERİ GÖSTERMEZ. Bebekteki olası yapısal sakatlıkların teşhisi, daha ileri gebelik haftalarında (16- 20. gebelik haftaları arası) yapılan ileri düzey ultrasonografi (ayrıntılı ultrason - detaylı ultrason) ve fetal ekokardiyografi (fetal EKO) ile konulabilir. Dolayısıyla annne karnında bebekteki kromozomal ve yapısal bozuklukları saptamak için günümüzde en iyi yaklaşım, ikili testi (kombine testi) takiben fetal ekokardiyografi (fetal EKO) ve ayrıntılı ultrason (ileri düzey ultrason, ikinci düzey ultrason, detaylı ultrasonografi) incelemelerinin de yapılması olarak durmaktadır.